Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

OKULUN SÖNMEYEN IŞIKLARI (4 Kasım 1995 Sütçülerde kara gün ve yas)

Bundan tam 12 yıl öncesini düşlüyorum. 4 Kasım 1995 günlerden Cumartesi. Sütçüler’de güz mevsiminin son demleri.
Sütçüler ilçesi bir taraftan bağ bozumunu tamamlarken, bir taraftan da göz kırpan kışa hazırlanıyordu.
Eskiden bir başka güzel olurdu güz mevsimleri. Oysa bu mevsim uzun zamır yağışsız geçmişti. İlçe halkı günlük sohbetlerde hep şu noktaya dikkat çekiyorlardı:
“Nerede kalmıştı o güz yağmurları?”
Penceremden, dar sokaktan geçen iki yaşlının, baston tıkırtılarına karışan şu sözlerine kulak misafiri oluyorum.
– Mevsimler mi değişti acaba?
– Fakat bugün havada bulutlar var. Kim bilir öğleden sonra yağacak galiba.
– Allah’ın işine karışılmaz. Allah bilir
– Ne verirse tatlısından versin…
Belliki Seferağa Camisinden, sabah namazından çıkmışlar. Her zaman olduğu gibi, ellerinde sıcacık fırın ekmekleri ile evlerine dönüyorlardı.
Sabah erken kalkmış, Isparta’ya gidecek otobüse hazırlanmıştım. Henüz kömür alamamış şimdilik hazır torba kömürü alacaktım. Gidiple gitmemek arasında kararsızlıkla otobüse bindim. Otobüs ilçe çıkışında yolcu almak için durdu. Yola yüz metre mesafede görevli olduğum, okulumun gece açık bırakılan ışıklarının hala sönmemiş olduğunu görünce otobüsten indim. Belli ki nöbetçi geceden çekip gitmiş, yada uyuya kalmıştı. Gönlüm razı olmadı milli servetin boşa harcanmasına. O an Isparta’ya gitmekten vaz geçip ışıkları söndürmeye gittim. Üzüldüm ışıkları söndürürken bu nasıl sorumsuzluk diye. Pazartesi günü gerekli uyarımı yapacaktım.
Öğleye doğru hava kapı. Ortalık birden karardı. Gök yüzünde simsiyah bulutlar, ortalık son derece sessiz ve sakin… Bir a bardaktan boşanırcasına yağmur başladı. Ders verdiğim küçük talebelerimle evimin penceresinden ilk a sevinçle yağmurun yağışını seyrettik.Ancak daha sonra yağmur gittikçe etkisini artırınca sevincimizin yerini endişe almaya başladı. Aileler güçlükle gelip çocuklarını alıp döndüler. Aralıksız şimşekler çakıyor, zaman zaman yağmur doluya dönüşüyordu. Tüm cadde ve sokakları sel almış götürüyordu.
Yağış bütün şiddetiyle aralıksız sekiz saat gece yarılarına kadar sürdü. (metre kareye 550 kg) Gece yarısı ortalık durulduğunda tüyler ürpertici sonuç karanlıktan pek farkedilmiyordu. Onlarca ev yıkılmış, cadde ve sokaklar derin yarıklarla tahrip olmuştu. En üzücü olanıda yocu otobüsünün ilçe girişinde sel sularına kapılıp sürüklendiği haberiydi.
Haberi alır almaz, kapanan yollardan otobüsün bir sal misali, azgın derenin sularında kaybolduğu yere gece yarısı güçlükle ulaşabildik. Bir de ne görelim: Büyük bir mucize eseri otobüs üçyüz metre sürüklen-dikten sonra, dere yatağında bir çınar ağacına yaslanarak durabilmiş. Üzerinden yükselip akan sel sularından zor farkediliyordu.
Yolcular otobüsün tavanındaki havalırma kapağından, çıkmayı başararak ağacın dallarına konmuşlar. Altı yolcu o esnada, sel sularına kapılarak çığlıklar içerisinde kaybolmuşlar. Ağaçtaki yolcular birbirlerine sımsıkı sarılarak sanki yumak oluşturmuşlar. Tam dört saat aralıksız yağmurun altında bir taraftan birbirlerine umut vermişler, diğer taraftan umutları azaldıkça son dualarını edip her saniye ölümü hissetmişler. Ta ki… Yağışın kesilip selin alçalmasıyla ulaşan yardıma kadar.
Ağaçtaki on dört yolcu kurtarılmıştır. Sele kapılan altı kişiden dördünün cesedi bulunmuş ikisinin ise bulunamamıştır. Ölenlerden ikisi ünüversiteye hazırlık için şehre gidip gelen dersane öğrencisi.
Ölenleri bugün birkez daha rahmetle anıyorum. İlçede nezaman bir yağış başlasa YİNE Mİ? Şokunu hala üzerimden atlatamıyorum. Hele o can kurtaran ağacı her gördüğümde olayın dehşetini yeniden yaşıyorum.
Okulumun açık bırakılan sönmeyen ışıkları ya sönmüş olsaydı? Ölüm otobüsünden inip şimdi hayatta olabilecekmiydim acaba? İşte yaşam ile ölüm arasında gidip geldiğim ince bir çizgi.
“Okulumun sönmeyen ışıkları”
Yaşamak ne kadar güzel…

YAZAN: M.RIDVAN ERTAN
ISPARTA GAZİ LİSESİ TARİH ÖĞRETMENİ

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir