Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

SÜTÇÜLER’DEKİ O BÜYÜK YANGIN

YANGIN

Bir Tarihçi olarak ilçemde yaşanmış bir olayın sebep ve sonucu ilgi ve araştırma alanıma girer. İşte bu olaylardan yine biri.Yaşadığım,dinlediğim kadarıyla O YANGIN…

Tarih 17.Eylül.1961..Sütçüler gece yaşanan yangın felaketinin dehşetini yaşıyor..Şimdiki berber İbrahim Çıdamın dükkanının olduğu yerde bir kahvehanede o gün gece yarılarına kadar süren bir hareketlilik var.Kahvehanede neler olup bittiğini yazmaya ve anlatmaya elim dilim varmıyor.Yangının .Merhum Adnan Menderesin idam edildiği o gece çıkması ister tesadüf deyin ister talihsizlik deyin.Ne derseniz deyin gerçek olan bir şey varsa benim gibi merak edenler olayın detayını altmış yaş üzerindeki canlı şahitlerimizden öğrenebilirler….Aslında o kahvehane normal saatinde kapansaydı o gece o yangın çıkarmıydı? Sorusu hep tartışma konusu olmuştur. Ve işte akıllara durgunluk veren o yangın…

Tüm ilçemin ve şahımın derin bir uykuda oldugu 16 Eylül gecesinin ilerleyen saatlerinde adeta kıyamet kopuyor..Kahvehanenin tavanında asılı aydınlatma löküs lambasının kızgınlığından tutuşan tavanın çıralı tahtasından çıkan alevleri gören oradakiler alevi söndürmek yerine telaşa kapılıp kaçarlar.O sırada çıkan rüzgarında etkisiyle yangın kısa sürede büyür.Onlarca dükkan ve evlerin yığı yangında hatırlayabildiğim öyle bir an var ki.İlçemin kader anı olacak işte yangının o kırılma anı…
Yangının en dehşetli anında sabaha karşı eski Aziz pınarının şimdiki meydanlığın olduğu yerde Bayramların büyük dam evinde cansı parene bir mücadele var.Yangının bu eve sıçramaması için damdan kilimler sarkıtılıp üzerinden sürekli taşınan sular dökülüyor.

Yangının bu eve sıçraması demek tüm mahallenin yanması demekti. Kundaktaki masum bebelerin, dili söylemez ev hayvanlarının bağırışları yürekleri parçalıyor. Feryatlar yeri göğü inletiyordu. Bu sırada bir mucize gerçekleşiyor, rüzgârın birden yön değiştirmesi ve ardından yavaşlamasıyla o toprak dam ev son a kurtuluyordu. İşte belki de mahallenin yok olmakla var olması arasındaki ince bir çizgi olan Bayramların o toprak dam evi.Keşke bu gün mirasçıları tarafından paylaşılamayan bu ev yıkılmayıp da restore edilseydi.Ne kadar iyi olurdu.

Yangın,bin bir güçlükle öğleye doğru söndürülebiliyor.ve geride maddi zarar, acılar, kafalarda hala soru işaretleri bırakarak.. Yangında bugün aklımda kalan nedir? Biliyor musunuz? Ertesi gün evimizin önünden geçerken; elinde lokum sığı olduğu halde Merhum Hacı Raşit amcaya rastladım. İsteğim üzere bana lokum verirken o a anlam veremediğim gözünden dökülen gözyaşlarıydı. Bir de kayıt olmak için babamla ilkokula giderken gördüğüm; hala dumanlar tüten ve burnuma yanık kokularının geldiği şu anki çarşımızın o günkü tüyler ürperten hali idi.
Yangında ihmali görülenler mutlaka araştırıldı.Suçlular bulundu veya bulunamadı bilemiyorum.Bildiğim tek şey yanlış yapanların ömür boyu vicdan azabı çekecekleri. Bu benim kendi düşünce ve kanaatim .BU YANGINDAN DERSLER ALINDI MI? ALINMADI MI? ZİRA BANA GÖRE HALA ALINMASI GEREKEN DERSLER VAR..ALLAH TEKRARINDAN SAKLASIN……..

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir