Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

İŞTE O TRAFİK KAZASI

İŞTE O TRAFİK KAZASI

Korkunç kazanın üzerinden henüz beş yıl geçtikten sonra, öğretmenlik yaptığım ISPARTA/ Sütçüler ilçesinin Badap (Pınarköy) köyünde, onlar anlatmışlar ben dinlemiştim.

‘’ Tarih 21 Eylül 1973 günlerden Cuma Sabah Badap’tan çıktılar selamet, 32 AD 619 plakalı 586 araçla ettiler hareket Kamyon kasasında tam 52 yolcu? Hayret Yasırlar beline varınca koptu kıyamet…”

Köy meydanından ilçe pazarına hareket eden arızalı kamyon, köprüden anayola varıp sola dönünce, Sülükce belini tırmanmaya başladı.Kamyon vites büyülterek,bağıra bağıra güçlükle çıkabildi o hafif rampayı.
Belen yol ayrımındaki tepeye ulaştıktan sonra, salsan giderdi araç ilçeye kadar.Lakin bayır aşağı inerken, vitesi küçültmek ne mümkün? Freni tutmayan kamyon, kontrolden çıkmış, gittikçe hızlanan bir şekilde uçuyordu adeta…..
O sırada elinde yoğurt bakracı ile, kuru çeşmenin başında bekleyen sağır İsmail’in “durun! beni de alın” bağırmasına aldırmayarak…
Şoför – “fren patladı atın kendinizi!” diye bağırmıştı.Olayın görgü tanığı hala o yol kenarındaki tek çam ağacının olduğu yerde, kasadan kendini atan ve başının üzerine düşen bir yolcunun, cesaret denemesi herkesi şok etmişti.
Tecrübesiz şoför, kamyonu sola yatırmak ya da keskin virajı dönebilmek endişesi ve panik halinde iken… Bir a uçtu kamyon, yolcularıyla uçurum virajdan aşağı.
Uçan araç, ön tekerlerinin ne zaman ki yere değmesiyle, içindekileri öyle bir fırlatmış ki…Kasadaki yolcular, saban demirleri, oğlak, pazar eşyaları.. havada birbirleriyle çarpışmışlar.İşte kıyametin koptuğu an, o an olmuş….
Fırlayan yolculardan ağaçlarda asılı kalanlar, kırıklarla kurtulmuşlar.Yere düşenler ise, üzerlerinden yuvarlanıp geçen, koca kamyonun altında ezilmişler.
Takla atarak yuvarlanan kamyon, bahçedeki dut ağacını devirip ancak durabilmiş…Üstelik hiçbir şeyden habersiz, bahçedeki iki kişiye daha mezar olarak..Onlar, henüz yedi yaşındaki Hasan’ın,Asiye ninesi ve kardeşi Durmuş.
.Babası dağda çoban, annesi İstanbul da olan Hasan: O sabah, nasıl olmuşsa bahçeye inmemişti.Adını taşıdığı dedesi ile birlikte, evde kalmayı tercih etmiş,yeni başladığı ilkokuluna gitmeye hazırlanıyordu. Ölüm ile yaşam arasındaki ince çizgide işte o a gidip gelen Hasan,böylece mucize eseri kurtulmuş bu kazadan…
Otuz sekiz kişinin öldüğü feci kaza yerine ilk varan,dedesi ile Hasan olmuş. Bugün bile hatırlayabildiği dehşet a ilk bulup eline aldığı. ” kardeşinin o kopmuş çizmeli bacağı”. olmuş.. Zira, hep gözünün önüne geliverdiğini ifade eder hala…
O günlerden Ulusal basından elimde kalan, solmuş iki siyah beyaz resim ve yorumları. Biri:Pazardan dönen Çobanisa köylülerinin insan yüklü kamyon resmi ve altında –“Hâlâ ders almamışlar…” yazısı. Diğeri ise: Kazazedelerin yakınlarının resmi altında –“Yüz elli haneli Badap köyü kan ağlıyor.”
İşte tedbirsizliğimizin ve acımızın belgesini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Badap köyü, o gün bu gün acı ve kederli.Düğünlerde eğlenceyi yasaklamış, yüreğine taş basmış durumdalar.Öksüz yavrularını bağrıma basıp okuttuğum… O köyde görevli iken evlendiğim ve o köyden askere gittiğim bu köyümün benim için gönlümdeki yeri hep özel mi özel…
Ya o kazadan mucize eseri kurtulan insan? O mu? O şimdi Isparta Belediye Başkanlık Makamında Hasan BALAMAN!
Ölenleri bir kez daha rahmetle anıyor, Allah cennette kavuştursun, başka keder vermesin! Diliyorum (Amin). Başkana başarılar diliyor İyi ki varsın diyorum..

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir