Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

İSTANBUL OTOBUSÜ

UNUTMADIK UNUTAMAYACAĞIZ...
VE BUGÜN 4 KASIM....!
SEL FELAKETİNDE KAYBETTİKLERİMİZ;

1-MUSTAFA ÖZKAN (Ziraat Bnk)
2-AYSEL ÖZKAN     - eşi
3-PTT MEMURU METİN SARPDAĞ ın 6 YAŞINDAKİ OĞLU  EMRE?
4-YUSUF ALTINBAŞ (Ünivrst hazrlk Dersane öğrncsi)
5-ÖZLEM UMAY -Başçvşun kızı ''    '' ''  (Balıkesir)
------------------------
6-BEYDİLİNDEN ŞÖFÖR ? (ELEME'NİN ORDA)

(ALLAH HEPSİNE RAHMET EYLESİN.RUHLARINA FATİHA)

Sütçüler'de Yaşanmış hikayelerimden

Sütçüler ilçemizin Otobüsleri halen taşımakta ve bundan sonrada taşımaya devam edecektir.
Yolun açık olsun İstanbul otobüsü..Allah kavuştursun..Hayırlı yolculuklar..

Altmışlı yıllarda yolculuk yapanlar iyi hatırlarlar..Yıllardır süren bir yolculuğun öyküsüdür bu. İstanbul boğazından arabalı vapur atlayışlı, kıvrım kıvrım uzayıp giden onaltı saatlik çileli uzun yolculukta ıssız gecelerin garip yolcusudur o..
Haftada bir sefer ikindi vakti ilçeden hareket eden,giderken ağlatan,gelirken heyecanlandıran,bu tek otobüsün varıp varmadığı,gelip gelmediği dillerde hep merak konusu olmuştur..

(Afet sonrası ortamağarda oturduğum (bekir ortaçaeşme'nin) evimin önünün hali)

-İstanbul otobüsü gidiyo..
-İstanbul otobüsü varmış mı?
-İstanbul otobüsü gidememiş geri dönmüş..
-İstanbul otobüsü yolda kalmış.
-İstanbul otobüsü gelmiş mi?
-İstanbul otobüsü gelmiş....
Bunun gibi daha bir çok sorular ilçe halkının günlük hayatta sıkça tazelendiği konuların başında gelirdi..
Kimin ne zaman çıkıp geleceği belli olmayan o yıllarda, devamlı bekleyiş içerisindeki ilçe halkının tek ulaşım aracı elbette merak konusu olacak. ''Halkın nabzına göre şerbet'' deyimini iyi bilen bazı vatandaşlarımızda,boş zamanlarında can sıkıntısını gidermek için İstanbul otobüsünü bile espri konusu yaparlardı.
Esprileri ile ünlü merhum hafız Abdullahın oğlu İrfan,sabah evinden mesaiye giderken önüne gelene sorarmış yüksek sesle -İstanbul otobüsü geldi mi? Evlerinden sabahın mahmurluğunda yeni kalkanlar bu sesi duydukça pencerelere koşarlarmış -Gelmiş mi? -Gelmiştir hazağar.. -Ale duymadıkya gelmedimiğki...şaşkın heyecanlı ifadeler yorumlar çarşıya varıncaya kadar devam eder,ta ki.. berber dükkanında gelip gelmediği teyit edilinceye kadar..
Geldiği tespit edilince mesele bununlada bitmezmiş.Yine gün boyunca yolda sokakta karşılaşılanlara otobüsün gelip gelmediği tekrar tekrar sorulurmuş.Otobüsün geldiğinden habersiz kişiler yine merak içinde kalırlarmış..
Çocukluk yıllarımda sabaha karşı namaza kalkan merhum babamın ''-İstanbulcular geçiyo'' sesi ile uyanırdım. Uyku sersemliğinde evimizin penceresinden loş caddeden, ayak tıkırtılarına karışık, seslerle geçenlere bakardım. Ellerinde valizlerle bunların istanbulcular olduğunu farkeder kim olduklarını tanıyamazdım.Haber ve ulaşım imkanının son derce sınırlı ve zor olduğu bu altmışlı yıllarda,İstanbul otobüsü sabaha karşı geldikten sonra..Bu seferde acaba kimler gelmiş? merakı ile gelenler tek tek araştırılıp öğrenilirmiş.Tespit edilen İstanbulculara haber bile vermeden bir telaşla hoş geldine gidilir,gidilen yerde acaba bize bir mektup,para,bir kutu şeker,sepet veya havadis gönderen oldumu? heyecanı yaşarlarmış..İstanbulcu ziyaretine gelenlere kutu şekeri içerisinde özenle hazırlanmış,altı bir sıra lokum, üzeri birbirinden leziz, göz alıcı karışık şekerlemelerden ikram edilirdi Ziyaretçiler evden ayrılırken ellerine,kağıda sarılmış, şerbetlik kırılmış sert kırmızı şeker parçası tutuşturulurdu.Bu ziyaretlerden umduğunu bulan şanslı insanlarımız sevinçle,umduklarını bulamayan insanlarımız ise, hüzünle yeni gelecek bir başka istanbul'cuya umut bağlayarak evlerine dönerlerdi.
Evlerde günlük sohbetlerde günlerce gelip giden istanbulcular konuşulurdu..
Yine bir gün merhum İrfan,muziplik olsun diye çarşıda bacanağım Ziya Özgül e rastlar ve sorar -İstanbul otobüsü gelmiş mi?
Bacanağım cevap verir -Ya İrfan bugün günlerden ne? Ne otobüsünden bahsediyorsun sen? Doğruya bugün hafta ortası Otobüs de nerden çıktı diye başlamışlar her ikiside gülüşmeye..O günden sonra ne zaman birbirleriyle karşılaşsalar birbirlerine -İstanbul otobüsü geldimi? diye yüksek sesle,merakla, gayri ciddi sorarlarmış. Onların bu konuşmalarına etraftan dikkat kesilip de duyanlar boş bulunuverip merak ettikçe bunların pek hoşuna gidermiş..
İşte dün gelip gelmediği herkesçe pek merak edilen,ancak bugünlerde o kadar merak edilmeyen İstanbul otobüsünün anılarda kalan bir öyküsü.Sütçülerliyi İstanbula,İstanbulluyu Sütçülere devamlı taşımış durmuş.Halen taşımakta ve bundan sonrada taşımaya devam edecek gibi görünüyor.
Yolun açık olsun İstanbul otobüsü..Allah kavuştursun..Hayırlı yolculuklar..

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni


Vefat eden hemşerilerimizin mekanları cennet olsun, Allah ilçemize bir daha böyle kazalar ve felaketlerden korusun.

One thought on “İSTANBUL OTOBUSÜ”

  1. Bendeniz Sığırlık’ta doğmuşum, Karadiken’de büyüdüm. Köyden yürüyerek Sütçüler’e Cuma pazarına çok gidip gelmişliğim vardır, bu sevimli kasabayla ilgili hatıram çoktur da bir yabancıdan dinlediğimi paylaşmak isterim. Ankara’da bir üst kurulda bir hanımla tanıştım, Sütçülerli olduğumu öğrenince heyecan ve coşkuyla bir çocukluk anısını anlattı. Ablasını Sütçüler’in bir köyüne öğretmen olarak atamışlar, yıl olarak da 1950’lerin son yıllarıymış, bu daha okula gidecek yaşta değilmiş. Okula bitişik tek bir odada kalıyorlarmış, elektrik olmadığı için iyi havalarda kapı önündeki taşın üzerinde oturur uzakta birbirine yakın ışıklar olan bir tepe görürlermiş, orayı merak eder, orada konuşacak insanlar, dinleyecek radyo, ışık, bişeyler alabilecekleri dükkanlar ve nihayet medeniyet merkezi gibi görür ve hayal ederlermiş. İşte yaşadıkları köyden (köyün adını bilmiyordu, ben de tahmin edemedim, Sütçüler’in güneyine düşen bir dağ yamacındaki küçük bir köy imiş) gördükleri ışık demeti Sütçüler’miş. Bildiğim kadarıyla o yıllarda gece yarısına kadar hastanedeki jeneratörden sokak aydınlatması için elektrik sağlanıyordu, gördükleri o olmalıydı. O çocuğun gözünde büyüttüğü, o masalımsı kasabadan birisini görmüş olmanın şaşkınlığını unutamam.
    Sütçüler güzeldir, bu ülkenin kurucu halkının (TÜRK’ün) en rafine örneklerinin görülebileceği bir kasaba olarak tanımlarım. Hemşehrilerime selam olsun. Sinan EROL (Başbakanlık E.Başmüfettişi)

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir