Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

TOMRUK KAMYONLARI

İlçemizde Cadde üzerinde bulunan evimizin önünden yıllarca boş gidip dolu döndüler.Gece gündüz devam etti bu..Bir keresinde evimizin önünde doksanlıkların hafif rampada gözümün önünde Kartazlı sağlıkçı Ali nin çocuğu ezilmiş ve ölmüştü..O kamyonlarla uyanmış onlarla hayaller kurmuş onlarla büyümüştüm.Tomruk kamyonlarınnın öylesine aşinası olmuştumki,markasını ,plakasını ,şöförlerini ..ezberlemiştim.Düğünlerde konvoy oluştururlar istediğimin kasasına binerdim sevinçle..Sonra nasılsa o kamyonlar kayboldular Bazen evimizin önünden geçen tek tük tomruk ve odun yüklü kamyonlar geçsede arkası gelmez..Ne o kamyonlar var, Ne de çoğu rahmetlik o kamyonların şöförleri artık..
Söz buradan açılmışken dilerseniz bu konu ile ilgili dinlediğim bir hatırayı aktarmak istiyorum:

1962- 1967 yılları arasında 5 sene görev yapan başarılı orman işletme şefimiz Fahrettin Akarsu, Geçmişte ilçemizde iz bırakanlardan..Çiçeği burnunda henüz yeni evli sevgili eşi Sevim Akarsu, aynı zamanda unutamadığım, çok disiplinli, çok dayağını yediğim,ilkokul sınıf öğretmenim. Fahrettin Akarsu’nun kardeşi,ağabeyimin sınıf arkadaşı,Hüsnü Akarsu da aynı zamanda ortaokulumuzda öğrenimini sürdürmüştü.

Cumhuriyet tarihimizin çapı en büyük (kutur) karaçam tomruğunun (212 cm.), 1951 yılında Sütçüler TOTA Yaylasından kesildiğini ve bir steyr marka kamyonun bir adet tomruğu ancak taşıyabildiğini biliyormuydunuz? Resim: Yılmaz Yenigün’den alınmıştır.

ilk geldiğinde balta girmemiş sanlı ormanlarına giderken yol üzerinde şimdiki çobanisa köyünde durur. Bakarki köyün erkekleri oturmuşlar çorap örmekte sohbet etmekteler.Selam verdikten sonra -köyün erkekleri şu tarafa ayrılsın ..der Köylüler şaşkın -aramızda kadın yok hep erkeğiz..diye cevap verir içlerinden bir tanesi. Akarsu bu sefer şöyle der -Bu yaptığınız erkek işi değil gelin size iş vereyim.. der Köylülerden kimse oralı olmaz Pikaba biner şaşkın ve kızgın yola devam eder Tam köyden çıkarken durur ve bomboş duran bir adamı bin lan şu arabaya der ve şoförü ile apar topar bindirir giderler (zavallı adam ne olduğunu anlamaz)
Dağda o gün o adamı gezdirir yedirir içirir..ertesi günü aynı saatte aynı yerden yine alabileceğini ama beraberinde bir arkadaş daha getirmesi şartını söyler ve ay sonunda maaş bile vereceğini söyler..Köylü adam kabul eder.Ertesi gün iki,sonra üç,dört derken bunlar beş altı kişi olurlar.Şef Akarsu hergün bunların eline birer tağra verip ağacın nasıl budandığını gösterir sonra nasıl kesildiğini gösterir ve bu gösterdiklerini yapmalarını isteyerek o 5-6 köylü devamlı çalışmaya çalıştıkça bu işi yapmaya başlarlar.
Nihayet aybaşı gelir Şef Akarsu soğuk bir kış günü pikabı ile köye gelir.Onu gören o 5-6 kişi o sırada diğer köylülerin alaylı bakışları karşısında yine pikaba binerler. Şeflerinden maaşları diye ilk defa paralarını alırlar ve şefleri -hadi ihtiyaçlarınızı görün bugün izinlisiniz yarın çalışmaya devam.. der ve Köylülerin şaşkın bakışları arasında köyden bu kez ilçeye geri döner ..
Diğer köylüler olayın şaşkınlığı içerisinde para kazanan arkadaşlarına yalvarırlar -Ne olur yanınıza bizide alın bizde sizin gibi çalışmak para kazanmak istiyoruz..derler..Arkadaşları -Bize değil şefe yalvarın o bilir Yarın ola hayrola..derler.

(işte çocukluğumun vazgeçimez görüntülerinden caddemizde sıkça oyunumuzu bozan tomruk kamyonu..)

Ve ertesi gün beklenen olmuştur..Bütün köyün erkekleri kirman eğirmeyi bırakmışlar şefin yolunu gözlemeye başlamışlardır.Şef gelince o da gördüğü manzara karşısında bir ay önceki durumla şimdiki durumu karşılaştırmış ve oldukça duygulanmış, büyük bir sevinç içerisinde Köylülere hitaben -Afferim işte böyle olmalısınız hepinizi almam imkansız aranızdan yeni elemanlar alacağım.. desede nafile. Köylüler -yoo Şefim hiç farketmez hepimiz çalışırız para pul önemli değil zararı yok varsın sonra olsun.Siz hepimiz götürüp en iyisi iyi çalışmayanları orada eleyin..derler ve pikaba hücum ederek alabildiği kadar binerler. Binenlerin sevinçleri anlattığına göre gerçekten görülmeğe değer..o gün bugün bu köyümüzün gençleri çalışmakta büyük bir yarış içerisine girerler..
Ne garip! o gün iş çok çalışacak işçi yok..Ya şimdi? Ne iş olsa yapacaklar öylesine çok ki…! Lakin eskisi gibi iş yok..Hazıra dağlar mı dayanır? Tükenmez dedik.Hep tükettik, hep yaktık. Şimdiki dikim çalışmalarımızı keşke o yıllardan başlatsaydık diye hayıflanmamak elde değil..
Halbuki bu tomruklarımızın evladiyelik taşınması için ilçemizde Sütçüler Birlik Nakliyat Tel 22 kurulmuş,birliğe kayıtlı 30 kadar kamyonun kapıları sıra ile numaralandırılmıştı.Bu birlikte yok oldu tıpkı Sanlı ormanlarımız gibi…
Bir varmış bir yokmuş…Teşekkürler bir zamanlarımızın bu unutulmaz sayın şefimiz,müdürümüz, sonra sırasıyla Isparta ve Antalya Orman Bölge Müdürümüz ve şu anda kimbilir nerelerde emekli Fahrettin AKARSU (kulaklarınız çınlasın)

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

One thought on “TOMRUK KAMYONLARI”

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir