Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

ZALIM GURBETLİĞİN İLK DURAĞI

SÜPÜRGECİ İŞ HANI

Şairin; ”Gurbetten gelmişim yorgunum Hancı…Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş..” dizelerinde anlatmaya çalıştığı gibi..Hanlar,uzak bölgelerden gelen tacirlerin kalabileceği,mallarını güven altında bekletebileceği bir ihtiyaçtan doğmuştur.
Hasan Paşa Hanı (Süpürgeciler Hanı) : Beyazıt –Laleli arasındaki Ordu caddesi üzerinde olan bu yapı 1745 de Sadrazam Seyyid Hasan Paşa (ölm. 1748) tarafından bu bölgede yaptırtmış olduğu hayır eserlerinin arasında inşa ettirmiştir. Mimarı Mustafa Çelebidir.
Hanın kitabesinin de bulunduğu kuzey kanadı 1958 de Ordu caddesi açılırken yıktırılmış olduğundan özgün durumunu tamamen kaybetmiştir. Bu tarihten sonra süpürge yapan esnaf hanın geriye kalan mekanlarına yerleşmiş olduğundan “Süpürgeciler Hanı” olarak adlandırılmıştır. Günümüzde ise süpürgeciler burayı terk etmiş ve yerine deri ve sair malzemeleri satan dükkanlar yerleşmiştir.

İki katlı avlulu bir plan tipine sahip olan bu han misafir hanı olarak düşünülmüş ve Elçi Hanı gibi ikamet için yaptırılmıştır. Gurlitt’in han yıkılmadan evvel yapmış olduğu resimlerine bakarak giriş cephesinin Cadde üzerinde olduğunu ve her iki yanında da üçer dükkan bulunduğunu anlamaktayız. Yine aynı resime göre bu girişin iki yanında mermerden rokoko tarzında iki çeşme varmış. Bu İstanbul hanlarında gördüğümüz tek örnektir. Girişin üzerinde üç sıralı dokuz adet taş konsolun bindiği bir çıkma bulunmakta imiş. Yıkılmadan önce üst kattaki odaların ocaklı olduğu anlaşılmaktadır.
Şimdiki Fen Fakültesi karşısında günümüze gelebilen avlu cephesinin taş işçiliğinin çok itinalı olduğu görülmektedir.
Süpürgeciler hanı Sütçüler ilçemizin gurbetçiliğinde önemli yeri vardır.
Öyleki sosyal dayanışmanın gereği ilk uğranılan yer, aynı zamanda irtibat yeri, hem otel hem han..
İş ve sorunları nedeniyle kendine yardımcı olabilecek hemşehrilerimizin uğrak yeri..
İş için,hazır bir iş olmadan geçici bir iş için esnaf temsilcilerimiz açık bulunan işlerden birine veya ağırlıklı olan seyyar Sütçülük işi mahallelerden birine yahut memlekete gitme izni dolayısiyle boşalan mahalleye geçici esnaf namzedimizi yerleştiriyor. Mahalle sahibi patron mahalleyi gezdirerek gelinceye kadar -Sütçünüz bu.. diyerek müşterilerine tanıtıyor Mandıra değişmeyerek hem müşterisi kaybolmuyor.. Bu sürede yeni müşteri edinip patronu dönünce küçük mahalle edinmiş oluyor İleride mahalle satılacağında asıl patron tercih hakkını yeni hemşehrimizden yana kullanıyor ve satışta kolaylık gösteriyor..
Peki ya okumak için gelen talebeler? Elbette onlarda düşünülmüş. Hemşehrilerimizin kurduğu yardımlaşma sandığından yeni iş kuracak esnaflara olduğu gibi bu talebelerede faizsiz nakdi yardım yapılıyordu..
İşte geçmişin ilk ve en sık buluşma noktası Beyazitteki Süpürgeciler iş hanı şimdilerde korunmaya alınmış tarihi eser..Daha sonra Aksaray Vatan caddesi üzerindeki Merhum Zeki Çelikel in Menderes Kıraathanesi bu işi yüklenmiş..Nihayet İstanbul büyüdükçe o zamanın Taşlıtarlası diye bilinen şimdiki Gaziosmanpaşada Dörtyol kıraathanesi ve Anadolu yakasındada Bağlarbaşında Yenimahalle kıraathaneleri hemşehrilerimizin buluşma noktaları olmuş. İş arayanlar okuyanlar davetiye dağıtacaklar memleketten havadis alacaklar hep buralara uğramışlar.
Heyhat bugün hiçbirisi yok artık. Sadece Bağlarbaşında Yenimahallede ve hemşehrilerimizin bir çok mekanlarda yeni yeni işlettikleri karaathaneler olsada hiçbirisi o eski ilk mekanların havasını ve özelliğini yansıtmıyor..
Süpürgeciler hanı ile anlatılanlar elbette bu kadar değil..Yolunuz düşerse Beyazitte bu tarihi Süpürgeciler hanını bir ziyaret edin lütfen Kimler geldi kimler geçti buradan?? Ağzı olsada bir konuşsa.. (Dinlediğim kaynak kişi,Avukat Ahmet AKINCI ya teşekkürlerimle…)

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir