Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

DUDDİBİ’NİN HİKAYESİ

DUDDİBİ’NİN HİKAYESİ

SÜTÇÜ GELDİ. YER KARTALTEPE,TARİH 1967. FOTOĞRAFTA KASAPOĞLU SÜT SANAYİ A.Ş.NİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI ÖMER DEMİRTAŞ STAJ YAPARKEN GÖRÜLÜYOR.

Öyle bir yer ki: Çocuklar duddibinde oynar, duddibi türküleriyle büyür.. Düğünler davetler duddibinde yapılır..Sütçüler insanı doğarken alınlarında gurbet yazgısı ile doğarlar…Keza tabiat şartları daha iyi bir yaşam için gurbetçiliği gerektirir.
Nitekim bundan yıllar önce ilçeden iş aramak için ellerinde tahta bavulları ile yürüyerek iki genç delikanlı bir gece Sarıçobanlarda konakladıktan sonra iki günde Eğirdir’e ulaşırlar..Buradan bindikleri karatrenle biri İstanbul’a diğeri Ankara’ya giderler.Orada çeşitli iş kollarında çalışmayı denedikten sonra, omuzda sırıkla seyyar sütçülük yapmakta karar kılarlar.

 

 

Kısa sürede oldukça kazançlı bir iş yaparak bu mesleği severler.Evlenmek üzere birkaç günlüğüne memleketleri Sütçüler’e geri dönerler.Eh kolay mı tek başına sütçülük yapmak? Süt kaynatmak,yoğurt yapmak,güğüm yıkamak ve hergün mahalleye çıkmak..

 

SÜTÇÜ GELDİ SÜTÇÜLÜK ESNAFLIĞINA ÖNCELERİ İLÇE MERKEZİNDEN HEMŞEHRİLERİMİZ BAŞLADI.SONRALARI KASABA VE KÖYLERİMİZDEN DE BU MESLEĞE DAHİL OLANLAR OLDU.FOTOĞRAF BEYDİLLİ KÖYÜNE MENSUP MUSA TOP’U OMUZUNDA SIRIKLA TAŞIDIĞI GÜĞÜMLER VE YOĞURT SANDIĞIYLA GÖSTERİYOR

O zamanlar ilçenin adı bavullu dur.(eline bavulunu alan iş bulmak umuduyla eğirdir yollarına düştüğü için eğirdirliler tarafından bu isim verilmiştir.

Kasabaya dönen her iki genç kasaba halkı tarafından büyük bir merak ve hayranlıkla karşılanmışlar. Bir yıl evvel kimseden habersiz ilçeden ayrıldıkları, üstelik seferberlik yıllarında,bu iki gençten hiçbir haber alınamamıştı.Şimdi ise şık giyim kuşamları ile düzgün tavır ve konuşmalarıyla çıkıp gelmişlerdi.

Neydi bu gençleri kısa sürede değiştiren? Hazinemi bulmuşlardı? Tüm kasaba halkının ilgi odağı olan bu iki genç, başlarından geçenleri, şehirdeki mesleklerini ve rahatlıklarını bir bir anlatmışlar. İş arayanlara, boş gezenlere tavsiye etmişler. Her iki genç, kasabanın en güzel iki kızı ile, pekmezlerin kaynatıldığı dut mevsiminde, dutdibinde, dillere destan düğün yaparak evlenirler.

SÜTÇÜ GELDİ. İSTANBUL’DA ÇEKİLEN BU FOTOĞRAFTA BADAPLI-PINARKÖYLÜ KASIMOĞLU MAHMUT NAZLI AT İLE SÜT SATARKEN GÖRÜLÜYOR.YER İSTANBUL YELDEĞİRMENİ

Bugün ilçede hala dutdibi türküleri ile yapılan dutdibi düğünleri gelenek halınde yaşatılmaktadır. Asırlık dut ağaçlarının koyu g

ölgesinde çimenler üzerinde dut kaplarının ters çevrilip ritmik şekilde çalınmasıyla sevinç ve hüzünün aynı anda buluştuğu türkülerle söylenip oynanan sütçülere özgü bir oyundur.
Evlenen iki genç yavukluları ile birlikte tekrar şehirlerine geri dönerler.Daha değil ilçe dışına çıkmak anacığından ayrı bir gün bile başka bir evde dahi ayrı yatmamış elleri kınalı gözleri iki çeşme yavru palazı bu teze gelinlerin arkalarından ağıtlar yakılmış..

Daşdibinden çıkar suyun goyusu
Gurbet ele gider gızın eyisi..

Yaz gelince her oluklar otlanır
Garib gızlar yazgısına gatlanır..

Şehre dönen gençler, dönerler dönmesine.lakin deyim yerindeyse ayaklarını sürüyerek gitmiş olamalılarki: Bu şehirlere erkekler arasında, o günden sonra büyük bir göç hareketi başlamış..

SÜTÇÜ GELDİ İSTANBUL’DA SÜTÇÜLÜK YAPAN HEMŞEHRİLERİMİZDEN OLAN MERHUM ALİ ONAY KIYAFETLERİNE VERDİĞİ ÖNEMLE TANINIRDI.FERİKÖY VE ÇEVRESİNDE MAHALLEYE ÇIKAN ONAY’IN SÜT GÜĞÜMÜNDEKİ ” HALİS SÜT” YAZISI DİKKATİ ÇEKİYOR

” SÜTÇÜ GELDİ.” HEMŞEHRİLERİMİZ ÖNCELERİ OMUZDA ASKI İLE SONRA HAYVAN ÜSTÜNDE DAHA SONRA 3 TEKERLEKLİ BİSİKLET VE NİHAYET MOTORLU ARAÇLARLA SÜTÇÜLÜK YAPTILAR.FOTOĞRAFTA KAYMAKAMOĞLU OLARAK TANINAN RAHMETLİ MEHMET ÖZGÜL 1948 YILINDA SÜT VERDİĞİ BİR İNGİLİZ VATANDAŞININ ÇOCUĞU İLE GÖRÜLÜYOR

Bir çınarın dalları gibi kısa sürede bu şehirlerin tüm semtlerine yayılmışlar.ilçeye ayrılık hasreti kor gibi düşmüş.Yanan gönüllerde ağıtlar yakılmış..

 

Gurbet ele verme gız yiter gider
Anayı bubayı terk eder gider.

Uzun olur bavullunun bostanı
Varın bakın benim yarim hastamı

Ak günlerim geldi geçti yel gibi
Tadı damağımda kaldı bal gibi

Açılan gülleri solduramadım
Gıymet kadir nedir bildiremedim.

Karşı karşı yaptıralım hanları
Kaldıralım kasiveti gamları

Armut idim ayırdılar dalımdan
El ayrılsa ben ayrılmam yarimden

Gökyüzünde çıktı ay ile hünkar
İçlerime girdi dert ile efkar..

İşte böyle Sütçülerle başlayan dutdibinin hikayesi..

Asırlık ata mesleği sütçülük gelişen teknoloji ile beraber değişime uğradı ..Sağlık bakanlığının seyyar satıcılara yönelik yasaklamaları seyyar sütçülerimizi oldukça etkiledi.Sayıları azalsada istanbul sütçüler odası başkanlığı nezdinde varlıklarını sürdürme mücadelesi veriyorlar..fakat bilinen o ki : ”Bu hikaye dilden dile aktarılacak.Tıpkı bir varmış bir yokmuş..” diye başlayan masallarda olduğu gibi..


Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

RESİMLENDİRMELER MAHMUT LEVENTOĞLU TEŞEKKÜRLERİMLE..

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir