Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

DERMENÇİ YOLU

Tabiat harikası cennet köşesi Yeşilliği azalmış viran olmuş dermenleri

Sütçülerin mesire yeri Artık eskisi gibi akmıyor deresi

Dermenderesi dermenderesi Göreve çağırsak buradan herkesi

Uzunbüvet ile Karalidir gözdesi Bulunur elbet bir çaresi…

Dermenderesi dermenlerin deresi… Dermenderesi dermençilerin deresi

Dermençi dedikleri : 100 okkalık buğdayı semerine yüklediği hayvanı ile dermenler yatağı dermenderesine un bulgur üğütmeye gidip gelendir aslında.. Şoseden daha kestirme kullandığı kıvrımlı yol da dermençiyolu dur. Değişik rivayetleri olan Dermençi yolunu zamanında kim nasıl icat etmişse merak konusu bende.. Kimbilir kazma kürek kullanılmayan,bayır yukarı sürülüveren keçi sürülerinin izleridir belki de bu yollarda takip edilen..Yakın zamana kadar hepimizin mutlaka gidip geldiği bu yollar bugün kullanılmamaktan dolayı yer yer kaybolmuş durumda olduğu gibi bazı yerlerde halen izleri karşımıza çıkıyor. Sizi bilmem ama beni mazilere götürüyor..

Elektiriğin ve şimdiki ekmek fırınlarının olmadığı o zamanlarda harmanını kaldıran üretici çiftçi köylü vatandaşın ilk işi bir an evvel en az bir yük buğdayını üğütüp gelmektir. Pek te kolay değildir bu işler o günün şartlarında .Hele şimdikilerin bir poşeti bile elinde taşımaktan üşendiği şu zamanla kıyaslanırsa geçmişimize haksızlık yapmış oluruz…Ta Beğdili köyünden başlayarak tüm köyler Çobanisa ovasından Çömlekçiye uzanan düzlüğü katettikten sonra beni her zaman cezbeden tarihi dermençi yolunun başlangıcı olan tepe yere Badap yokuşuna ulaşırlar…Badap yokuşundan inen Sütçüler manzaralı yol güzergahı bayır aşağı kıvrımlarla inerken hız kesici çıkarken dinlendirici özelliğe sahip.Sarıçamın başlangıc hizasındaki çam ağaçlarını takip eder..Bu yokuşta hayır hasenat küp vardır susayanların içmesi için (keşke yerini bulabilecek olsa da ortaya çıkarsak) Kaynağı olmayan bir nevi termos misali bu yere gelip geçenler beraberinde getirdikleri suları boşaltırlardı Böylece hiç susuz kalmamasına özen gösterilirdi.Sarıçamın eteğinden inen yol Çamarası diye bilinen orman ile Başkoz sınırı arasını takip ederek Özeklerin ünlü kocaçayıra (şimdiki su deposunun olduğu yer) oradan kozlutarlanın kenarından sarmaşıklı taş diye bilinen (şimdiki paçalı Hakkı nın evi) istikametten maki dediğimiz çalılıklar arasından Ballık taşı (eskiden kaçan oğul arılar buradaki kaya deliklerine yuvalanır ve o taşlardan bal akarmış) tarlasına iner. Burada diğer yol ile birleşir O yol : Saray ve Belen tarafı bayır aşağı Hatıp mağarı Düztarla yolunu kullanarak Ergenlik sapağından Yukarıbaşkoz dan aşağı kozmağarı fındık çeşmesi ve bizim karpuştanın hemen ardından (devamlı seslerini ve şıkırtılarını duyardık) Çıralığa teğet geçip Balıktaşında birleşen işte bu yoldur..Balıktaşı tarlasını geçince yol tekrar ikiye ayrılır Biri nispeten düz ve kıvrımlı bir şekilde Karali istikametine Dermençi Ağmedin dermene Diğeri ise bayır aşağı daha az kıvrımlı ve tatlı rampalı şekilde Dermençi Mahmut ve Taştüner lerin dermenlerine ulaşır….Çataktaki dermene ekseri Müezzinler tarafından Taşkapı ardındaki Beybağını aşan antik yolu takip edenler gelirlerdi…Eylül ayı ile birlikte bu dermenler bulgura dönerlerdi.

Dermençiyolunun ağzı olsa da bir konuşsa..Ne hikayeler anlatılmış ne dertler paylaşılmıştır hayvanların ardında bitmek bilmeyen sürekli uzayıp gidip gelinen o yollarda…Benim dinlediğim en abartılı hikaye inanılır gibi değil: Beğdili köyünden birgün kim nasıl inatlaşmışsa yüklemiş sırtına 25 okka buğday çuvalını yayan bir şekilde dermenderesine un üğütmeye gidip geldiği?

Sıcak yaz günlerinin gecesinde mehtap ışığında yapılan yolculuklar esnasında: Şafak sökmeye başladığı andan itibaren: Ayak şıkırtılarının sesine çekirge, cırcır böcekleri,baykuş, durgu durgu, keklik ..sesleri eşlik ediyor. Yılan, kertenkele, mersemene, gökbaşlı, tosbağa,tavşan,tilki.. görüntülerinin eksik olmadığı yol boyunca çalılıklar arasından çığlık atıp yatağından uyanıp kaçışan karatavukların yanı sıra suya inmeye çalışırken aniden havalanan palazların görüntüleri …ayrı bir güzellik katıyordu yolculuğa…Hele o çamarasının eteklerinden günün hangi saati geçerseniz geçin en hafif rüzgarda bile Çamların uğultulu bir ses çıkarışları yok mu? Zannedersiniz birbirleriyle konuşuyorlar..Yüklü bir hayvanın ancak gidebildiği genişlikte çakıl taşlarla kaplıdır yollar..Sürtünmeden dolayı taşlar parlak ve beyaz. Tek yönlü dar yola uzanan dallar ise gelip geçeni rahatsız etmeyecek şekilde uyumlu ve düzenli..

Çocukluğumdan gençliğime: Sapan taşı toplamak için bu yollara gittiğimi mi anlatsam Yoksa Kızevi Dermenderesinden Odacı Osmanıın Kızını Dermençi Mahmut un kızını oğlanevi Başkozlara gelin getirdiğimizi mi anlatsam? Hemde 3 gün üst üste. Önce kız giydirme sonra kına vurma ve 3.gün gelin almaya. işte bu Dermençi yolundan gidip geldik davulzurnalı yaya düğün alayı ile…Peki ya Dermenlerde sıra beklemeler? Suyun gürültüsü o kadar etkiliydi ki herkes bağıra bağıra karşısındakine bir şeyler anlatmaya çalışıyor Kimin ne anlattığı zor anlaşılabiliyordu..İlçe merkezimizdeki insanlar Ayyusufların ve Müftüoğlunun dermenlerini tercih ederler Mecbur kalanlar eşeği olan komşusundan bir gün öncesinden haberleşip sabah erkenden eşeği alır yükler ödünç karşılığı ( bi teneke arpa vermek v.s ) akşama kadar kiralar dermenderesindeki dermene gitmek zorunda kalır dönerdi…

Heyhat şimdi ne demenler kaldı ne de dermençiler Böyle olunca Dermenler terk edilmiş mahzun yıkık ve viran..Dermençiyolu da bugünlerde garip ve ıssız. Yok olmamak için zamana karşı can çekişir vaziyette ayakta…Artık ekip diken yok Olmayınca dermen hattında vızır vızır işleyen o olmassa olmazlarımızdan nallı tekerlekli ekonomik ve can emniyetli canlı araçlarımız da yok..Zira onların yerini lastik tekerli zamandan tasarruflu olsa da emniyetli olduğu tartışılabilir demir yığını vasıtalar..almış durumda

Bir yaz günü merak edip gidip uğradım o dermenlerden bir tanesinin olduğu yere…Oturdum sanki aynı taşın üzerine. Daldım gittim 50 yıl öncesi mazilere ..

Çocukluğumda bir kere birlikte gittiğimiz ve günboyu oyalandığımız şimdilerde terk edilmiş dermenin etrafında ayak izlerini,duvarlarına sinmiş nefesininin kokusunu aradım anneciğimin? Orada o zaman karşılaştığım ve uzun zamandır göremediğim aşina yüzleri aradım bir kez daha? Bulamadım nafile..Kimi gurbete çekip gitmiş kimisi de yok olup gitmiş sırası gelen bu fani dünyadan ebedi aleme. İçim buruk gözlerim nemli..Bir varmış bir yokmuş diye başlayan masallardaki gibi…Hani bazen iç çekip deriz ya: ‘’Eskiler bir başka güzelmiş Kimbilir bugünlerin de gelecekte bir başka güzellikte anılacağı gibi..’’ Yaşamınızın her anı kıymetlidir bunu sakın unutmayalım. Öyleyse: Hayat gerçekten yaşamaya değer. Yeni yılda tüm özlemlerinizin gerçekleşmesi dileğimle .mutlu umutlu ve sağlıklı kalın.

Bir başka hikaye de buluşmak üzere …! (Yaşanmış hikayelerimden-ridvani)

UNUTULAN ADEDLERİMİZ: KABAK SALLAMA: Bir yılbaşına daha kavuşmanın heyecanı içerisindeyiz .Çocukluğumuzda evler genel de toprak damlı idi.Gündüzden mahalledeki erkek arkadaşlarla hazırlıklarımızı yapar, Yılbaşı akşamı mahallede tüm toprak dam evlerinin kefke den yapılmış bacalarından iple bağladığımız boş teneke kutusunu sarkıtırdık Kısa süren heyecanlı bir bekleyişin ardından ne zaman ki çeeğeeek ! sesini duyduğumuz andan itibaren sevinçle kısmet yiyeceklerimizi toplardık.Sonra da bir evde toplanır gecenin geç saatlerine kadar birlikte topladıklarımızı paylaşır iştahla yer Oyunlar oynayıp eğlenerek yeni yılı kutlardık…

Günümüzde mumla aranan ortak noktalarda birleşme, dayanışma birlikteliklerin güzel bir örneği olan bu adedimiz de toprak damlı evlerin tarihe karışması ile masallardaki yerini almak üzere mazi olup gitti…

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir