Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

KARALİ’NİN GİZEMLERİ

Sütçüler ilçemizin yazları serinlenebilecek tek doğal plajıd ır Karali. Karali ilçemizin yeşildere mahallesinde aynı isimle anılan çayın oluşturduğu doğal göletlerden en büyüğüdür.Yaklaşık 2 dönüm genişliğinde olup derinliği 7 metreye kadar ulaşmaktadır.
Yaz aylarında ilçemiz halkının vazgeçilmez mesire yerlerinden olan Karali’ye zamanla çeşitli isimler verilmiştir.
Bu isimlerin en aşinaları şunlardır:
Minig,Küçükkavak,Büyükkavak,Sızak,Metin,Kaygın,Yarık,Tintor,Çorlayan,Kaynak,Taş,Yol,Ada..vb.
Anlatılanlara göre eskiden Kara Ali isminde bir damat adayı,düğün öncesi civcin yeri taraflarında konar göçer davulcuları çağırmak için buradan geçer.Sıcak bir yaz günü serinlemek için tek başına girdiği bu gölet de boğulur ve bu isim oradan gelir..! Daha sonra Orman Yangın ekibinden ve İmam Hatip talebesinden birer kişi daha boğuldu burada.Allah rahmet eğlesin. Boğulmaktan kurtulanların sayısını ise bilenimiz yok..
Hemen hepimizin yaşantısında bir anısı olabileceğini sandığım Karali ile ilk tanışmam şimdiki çocuklar kadar küçük yaş da olmamıştır.Coşkun akan çok uzaklardan duyulabilen suyunun sesi her zaman büyükleri tedbirli davranmak için tedirgin etmiş küçükleri ürkütmüştür.
İşte o çocukluk yıllarımda bir yaz günü Faruk ağabeyim ve arakadaşları yaz gomşusu arkadaşları İsmaili Sarışahin ve Salih Daldal karaliye gitmeye karar verirler.Peşlerine takılan tertibim Bacanaklar tuhafiye Mustafa Sarışahin i ne yapsalar ikna edemezler.Ben se ömrümde ilk defa göreceğim çok merak ettiğim bu yeri bir an önce görmek için can atıyordum.Peşlerinden ne kadar yalvarsam sızlasam da beni o gün götürmediler.
Aradan bir kaç saat zaman geçtikten sonra grup geri döndü.Hepsinin moralleri bozuk.Yolcu pınarı çıralığın çamsuyundan içtikten sonra oturdular giderken beni bıraktıkları dut ağacının koyu gölgesinde ki çimlere.
Hep senin yüzünden oldu..kızgın veüzgün ifadelerle arkadaşım Mustafa ya söyleniyorlardı.Biz sana gelme demiştik.Ne oldu geldin de? Bir daha gelmeyeceksin peşimizden…ifadelerinin ardından anlattıklarına göre:
Karaliye giderken yakınlarında bir asma köprü varmış.Bu köprüyü o gün 6-7 yaşlarında küçük Mustafa ya ne yaptılarsa geçirtememişler.Mustafa her denemesinde ya yıkılırsa? der altında azgın akan suyun gürültüsünden geri çekilirmiş.
Köprüyü geçemediği için de çaresiz geri dönmüşler o gün işte böyle..!

Ramazan ayının yaz sıcağına denk geldiği günler de bile gençliğimiz de Karaliye gidip yüzdüğümüzü orucumuzun sakatlanmaması için başımızı suya sokmamaya dip dalmamaya özen gösterdiğimizi hep hatırlarım. Yine benim yaşadığım bir anım ise derslik:

Bir yaz günü Karaliye gitmiştik arkadaşlarımla.Suya girip dalmaya hazırlanır yürürken ayaklarımda bir acı hissederek dışarı çıktım..Kan revan içinde idi bir ayağım.Suya atılan kırık içki şişe parçaları ayağımı kesmişti.Arkadaşlarım tütün bastılar durdurmak için nafile.Sardım bir bez parçası ile geri dönüyordum.Merhum dermençi Ahmet in evinin önünden geçerken yardım istedim. Kırdığı 2 yumurtanın sarısını bağladı kanayan yerime ve durdurdu.Bi güzel nasihat ettikten sonra 2 yumurta borcun var deyip beni uğurladı.Olayı duyan ailem 2 yumurtaya karşılık 10 yumurta verdiğini hatırlıyorum bir Cuma günü eşeği ile pazara gelen Ahmet agaya..Allah rahmet eylesin.
Ne acı bir manzara ki: Asırlardır akıp duran suyunun hidroelektrik santraline alınması ile Karalinin görenleri büyüleyen o muhteşem doğal güzelliği her geçen gün kaybolmakta..Temennimiz o dur ki atamızdan emanet böyle doğal güzellikler kaybolmasın, tekrar eski haline dönsün.
Sizlerinde Karali ile bir anınızın tazelenmesi temennimle tüm dostlarıma iyi hayaller…!

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir