Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

PEYGAMBER AŞI AŞURE

Bir kez daha Muharrem ayına kavuştuk (7.Aralık Perşembe). Hicri takvimin ilk ayı olan Muharrem ayının onuncu günü (16.Aralık perşembe) ise aşure günü olarak kutlanır. Anadolu’nun her yerinde kazanlarla, tencerelerle aşureler pişirilir, dağıtılır.
Tıpkı görev yaptığım ilimizin seçkin okullarından Gazi Sosyal Bilimler Lisesi’nde önceki gün olduğu gibi.Tüm okul personeli ve öğrencileri gönüllerince katkıda bulunup okul bahçesinde kazanda aşure pişirdiler. Bayrak töreni öncesi birlikte afiyet ve neşe içerisinde yediler..!

Büyük fıkıh âlimi Ebu’l-leys Semerandî, İnasanlık tarihinin en eski tatlısı Aşûre isminin hikmeti olarak, o günde Cenâb-ı Hakk’ın on peygamberine on değişik ikram ve ihsanını zikreder.
Bir söylenceye göre, “Nuh Peygamberin aşı”ydı aşure. Tufan zamanı, öyle bir gün gelmiş ki, Nuh’un Gemisi’nde erzak çuvalları boşalmış. Her çuvalın dibinde birkaç avuç bir şeyler kalmış. Nuh Peygamber o çuval diplerindeki nohudu, fasulyeyi, buğdayı, ve saireyi kazana atıp çorba yapmış; adına da aşure demiş . Bir inanca göre de, Kerbela’da şehit edilen Peygamber torunu Hüseyin’in can aşı olarak pişirilmekteymiş…
İşte o peygamberler mucizesi:

“Şehrullahi’l-Muharrem” olarak meşhur olan, yani “Allah’ın ayı Muharrem” olarak bilinen Muharrem ayı, İlâhî bereket ve feyzin, Rabbanî ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.
Allah’ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak bu ay, Allah’ın rahmetine mazhariyet adına önemli bir fırsat olduğu için Allah Resûlü tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.

Muharrem ayının onuncu günü olan “Aşûre günü” de, çok önemli ve bereketli bir gündür. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini artırmıştır. Aşûre Günü’nü başta oruç olmak üzere ibadet ü taatle zînetlendirmek gerekir.

Bugüne “Aşûre” denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu günü olmasındandır. Büyük fıkıh âlimi Ebu’l-leys Semerandî, Aşûre isminin hikmeti olarak, o günde Cenâb-ı Hakk’ın on peygamberine on değişik ikram ve ihsanını zikreder. Buna göre:

1. Hz. Âdem’in (as) tevbesi Aşûre Günü kabul edilmiştir.

2. Hz. Nuh (as) gemisini Cûdi Dağının üzerine Aşûre Günü demirlemiştir.

3. Hz. İbrahim ateşten o gün kurtulmuştur.

4. Hz. Yakub’un (as), oğlu Hz.Yusuf’un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

5. Hz. Yunus (as) balığın karnından Aşûre Günü kurtulmuştur.

6. Hz. Eyyûb (as) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.

7. Hz. Yusuf, kardeşleri tarafından atıldığı kuyudan Aşûre Günü çıkarılmıştır.

8. Allah, Hz. Musa’ya (as) Aşûre Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.

9. Hz. Davud’un (as) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

10. Hz. İsa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yaşandığı bu mübarek gün ve gece, asr-ı saadetten bu yana oruç ve infak gibi ibadetlerle değerlendirilmiştir. Allah dostları, Nebiler Serveri’nin müjdeli hadislerine ittibaen bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır.

Muharrem ayının onuncu gününde meydana gelen yürek yakan, müessif bir hadise vardır. Nebiler Sultanı’nın mübarek torunları Hz. Hüseyin Efendimiz ve temizlerden temiz, şerefli aile efradı Kerbela’da Emevi Sultanı zalim Yezid tarafından günlerce aç ve susuz bırakılmış ve ardından şehit edilmiştir. Bu günlerde oruç tutarken onların açlık ve susuzluklarını düşünmek ve şefaatlerine nail olmak ümidiyle onlara dua etmek Hz. Muhammed’e ümmet olmanın, Hz. Ali’ye ve ehl-i beyte bağlılığın gereğidir

Anadolumuzda Aşure pişirilen her evde bir sene bereketin olacağı,yoksulluk fakirlik görülmeyeceği söylenir,Aşure yapılırken dua ile yapıldığı için yiyene şifa olacağı hakimdir.Aşureyi en az yedi maddeden yapmak, mahallede en az yedi kapıya dağıtmak gerektiğine inanılır.

Daha üstünde dumanı tüterken, kapı kapı dolaşılıp, komşulara dağıtılan bereket aşı aşure, Türk mutfağının en eski ve geleneksel tatlılarından. Aşure pişirilen her evde bir sene bereketin olacağı, yoksulluk fakirlik görülmeyeceği söylenir. Aşure yapılırken duayla yapıldığı için, yiyene şifa olacağı da söylenir. Hatta bir inanışa göre çok yoksul olan vatandaşların mutfağında bile en az bir cezve aşure pişirilmesi gerektiğine inanılır.

Aşurede kaç çeşit malzemenin yer alacağı ise kesin olarak bilinmemektedir. Kimileri aşureye 7, kimileri 10, kimileri de 40 çeşit malzemenin konulması gerektiğine inanır. Kırk adet malzeme konulmasına inananlar bu malzemeleri tamamlayamayınca arılar kırk çeşit çiçeğin tozunu aldığı gerekçesi ile bir kaşık bal koyar.Ayrıca bir diğer gelenek ise içine en az 7 farklı madde konulan aşurenin en az 7 kişiye dağıtılması gerektiği inanışıdır.

Rasulullah (Sav); “Her kim Aşure gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa Cenab-ı Hak’da bütün sene boyunca onun rızkına bolluk ve bereket ihsan eder” demiştir.Taslara, çukur tabaklara doldurulmuş aşure çorbasını komşulara taşımak göreviyse biz çocuklara düşerdi. Bunları taşımak da birer kutsal görevdi.Dağıtılan aşurenin miktarı, o evin nüfusuna göre ayarlanırdı. Komşulara dağıttıktan sonra, akrabalara (özellikle pişirmeyenlere), taşınırdı. Aşureyi alan,yiyen “Allah kabul etsin!” demeyi ihmal etmezdi.

Ne o mahalleler, ne o komşuluklar, ne de o elleri öpülesi analar kaldı hayatımızda! Dünyamız ıssızlaştı… Aşurede çocukluğumuzun tadı lezzeti yok.

Tüm Türk-İslam aleminin Hicri 1432.yılını ve Aşure gününü kutlar Cenabı Allah’tan hayırlara vesile olmasını dilerim.

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir