Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

SÜTÇÜLER İLÇEM YEŞİLLİĞİ İLE GÜZEL

Daha önceki bir yazımda da belirttim. Eskiden yazlık kışlık yaşam ilçemizin bir parçasıydı. Hemen herkes sağımlık inek kurbanlık koç besler Bazı kimselerde ulaşım ihtiyacının gereği at eşek de beslerler di.Ayrıca ilçe merkezi dışında yine keçi sürüleri otlatanlar bugünkünden fazla idi.İşin asıl dikkat çeken yanı. Bu kadar hayvan beslendiği ortamda hiçbir kimsenin bahçesine malına en ufak bir zarar verilmezdi. Bu hayvanlardan değil şehir merkezinde bahçe aralarında dahi bir tanesini salık göremezdiniz. Çünkü herkes hayvanlarını kontrol altında tutar gerçekten duyarlılık gösterilirdi..Belediyenin tellalı avazı çıktığı kadar bağırarak mal sahipleri sık sık uyarılırdı.Ayrıca bu iş için görevli bedeli salma usulü karşılanan mahallenin bekçisi vardı.Bahçeleri ziyanlara karşı korumakla görevli bekçi her gün bahçeleri gezer dolaşır .. Gelen ihbarlar doğrultusunda mala zarar veren hayvanları yakalayarak derhal alır götürür odaya kapatırdı. Mal sahibi ibreti alem ya belirlenen fiyatı öder ya da malı satışa çıkarılır vatandaşın ziyanı karşılanmaya özen gösterilirdi.

Güzün yazlık bahçelerden kışlık damlara taşınırken bahçelerin etrafında harımlar elden geçirilir gedik kapısı besmele ile kapatılır Allaha havale edilip ayrılınır dı. Aylarca bir daha uğranmayan bahçeler bıraktığımız halinde bulunurdu..Nar ayva elmalarımız.. karpuştalara serili bırakılır. İhtiyaç halinde almaya gidildiğinde kapıyı açmanızla birlikte odayı saran mis gibi aroma kokusu sizi ferahlatır meyve iştahınızı daha da kabartırdı.

Hiç unutmam yine uğradığımız öyle bir günde merhum babam bahçeyi gözden geçirirken bir aşısının harap olduğuna üzülür Harımdan atlamış bir keçinin atladığı yeri bulur ve kapatsa da bu iş bununla bitmezdi.Günlerce orada burada bahçemize bir mal girdiği konuşulur üzülünür araştırılır ve nihayetinde malın sahibi bulunurdu.O mal sahibi zarar verdiği bahçenin sahibinin gönlünü alıncaya kadar halk içinde itibar kaybederdi.

Gerek siyah beyaz nostalji resimlere dikkat edip baktığımızda gerekse o günleri anıp gözümüzün önüne getirdiğimizde: O kadar hayvan bolluğu içerisinde ilçemizin bugüne göre kat be kat yemyeşil olması son derece ilginç ve hayret verici bir durum değil mi? Ne yazık ki şimdi ne o kadar hayvan bolluğu ne de yeşilliğimiz var… Burada asıl sorgulanması gereken nokta işte bu..

Yeşille tonlaşmış Dünümüz öyle ..Gelelim günümüze: Bahçelerimiz başlangıçta tek bir kişinin sürülerine prim verilmesi ile otlağı haline başlamış.Bunu ona özenen ve bu durumu fırsat kollayan diğer sürü sahipleri sayıları artarak takip etmiştir. Şimdi yetkililere sormak lazım Sütçüler ilçe merkezi sınırları meramı otlak mı yayla mı.? Değilse kent merkezinde hayvancılık yapmaya neden göz yumuluyor prim tanınıyor..? Bizim bildiğimiz devletimizin de şartlı destek verdiği bu hayvancılık dağda yayla da ova da merada ya da kapalı alanda çiftlikler de…yapılmaz mı? Yetkiler kullanılmak için verilmiştir..Ben atamızdan miras alıp bizden sonraki nesle emanet bırakmak zorunda olduğumuz bağ bahçe ve makilik alanlarımızı can çekişir halde olduğunu görüyor ve vicdani rahatsızlık duyuyorum.Bazen dostlarım bana Başkoz da en güzel bahçe sizindi niye bakmıyorsunuz ? diye hayıflanıp sitem ederler.Bilmeliler ki bakım istemeyen ve kendini yenileyen birçok ağaçlarımız bile artık fazlasıyla zarar görmüş şu an onlar da yok olmak üzereler.. Bana gelen uyarılarla: Dilerim her gün bahçemizde paşa paşa sürüsünü otlatanlarla bire bir karşılaşmam? O an ki tepkim nasıl olur bilemiyorum.Bahçeme zarar veren her kim mutlaka bedelini ödemek zorunda..Madem mal canın yongası ..ise : Bu düşüncem domuz yatağı olmuş bütün bahçeler için de geçerli.

Bahçesi kıymetli olan etrafını çevirsin sahip çıksın.? Diyen sürü sahiplerinin savunmaları insan vicdanı ve Allah korkusu adına ne kadar utanç ve endişe verici..değil mi? Bu tür insanlar karşısında savunduklarının çare olmadığını: zira bahçesini çeviren ve sahiplenen az sayıda ki insanlarımızın isyanlarından anlayabiliyoruz.Onca emek vereceksin,etrafını çevireceksin..yine bir yolunu bulup bahçene zarar verilmesi ne kadar haksız bir durum? O durumda mağdur olmayı kim arzu eder..Bahçe kapına köpek bağlasan ona da laf ederler..

Ben buradan sorumsuz bu sürü sahiplerine karşı öncelikle yetkililerimizden yetkilerini kullanmalarını bekliyor um. Halkımızdan da bu mal sahiplerinden haram lokma ile beslenen süt et kurbanlık almamalarını insanlığımız ve yeşil sütçülerimizin geleceği adına protesto etmemizi istiyor um.Götürsün nerede satarlarsa satsınlar.Bakın o zaman geçmişteki benzer uygulamalardaki gibi nasıl itibar kaybedecekler? Cenabı Allah benim karşıma KUL HAKKI ile gelmeyin diyor..Kul hakkı yiyenler yedirenler ve bunlara fırsat tanıyanlar bunun vebalini veremeyeceklerini bilmeliler..

Sayın değerli yetkililerimize tekrar sesleniyor: Bu sesimi lütfen duysunlar.Ne olur bahçelerimizin yağmalanmasına bir dur desinler..Temennim o dur ki bir elin parmakları sayısınca bu sorumsuz mal sahipleri Allah için durumlarını bir daha gözden geçirsinler..Kimse kimsenin bahçesine zarar vermesin Dün olduğu gibi ne bugün ne de yarın..Bu böyle gelmiş böyle devam ettirilmeli.Emanete ihanet ettirilmemeli..

Madem Sütçüler yeşilliği ile anılacak tanınacaksa daima yeşil kalmalı.Bunun için öncelikle mevcut yeşilliğimiz korunmalı.Sonra diğer adımlar atılmalı.Değilse şu an dünü özlemle aradığımız gibi bugünlerimizi de yarın çok arayabiliriz..

Çünkü Sütçüler yeşilliği ile güzel ve özel….

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir