Site içeriğinin izinsiz olarak topluca indirilmesi, kaydedilmesi, çoğaltılması, içeriklerin izinsiz kopyalanması dahil Tüm Hakkı Saklıdır.
logo
logo

TALEBELİK ANILARI (İŞTE O MAÇ?)

İnsan yaşamında hayatın belli dönemlerinde öyle anılar vardır ki..! asla unutulmazlar.Talebelik,askerlik,hastane,mapushane,gurbetlik..vb. işte benim de talebelik yıllarında yine hatırımda kalan anılardan bir tanesini siz değerli Akdeniz Gazetesi okurlarımızla paylaşmak istiyorum.

Baharın tüm güzelliklerle bezediği,yaz mevsiminin göz kırpmaya başladığı şu günlerde gurbette bir başka olur sıla hasreti.Günlerin uzadığı Mayıs ayının ortalarındayız

Okulumuzda merkezi müzik yayını ile sevgi ve özlem şarkıları ile güne başlıyoruz . Bir taraftan son derece ciddi bir şekilde 19 Mayıs törenlerine hazırlanıyor, bir taraftan da son sınavlarımızı oluyoruz.Sınıf geçenler belli olmuş, tekleyenler son bir çırpınış içerisindeler..Bunun yanında hem öğleyin dağılacağımız için hem de akabinde nefis kuzu kızartması ziyafeti için Cumartesi sabahları daha neşeliyiz.

Sene sonunun yaklaştığı bu günlerde içimiz kıpır kıpır enerji ve neşe doluyuz. Hareketli mi hareketli,

yerimizde duramıyoruz. Gökçeada (ÇANAKKALE) yatılı İlköğretmen Okulunda okurken mor beyaz renkli okul futbol takımımızın, Askeri tabur ile yaptığı maçlar, sınıflar arası turnuvalar, heyecanlı ve çekişmeli geçmiştir. Ünlü boksörümüz Cemal Kamacı nın İspanyol boksör Ortize yenildiği final maçını Orhan Ayhan’ın ilk defa radyodan canlı anlatımını dinleyişimiz, Yine sabaha karşı yataklarımızdan kalkıp okul kantini televizyonunda dünya boks şampiyonu Muhammed Ali Clay ın ilk defa unvan maçını izlememizi halen unutamam. Ancak bu sefer ki hatırımda kalıp anlatacağım olay bir başka önemli karşılaşma.İşte o maç..:

Gündemimizde,bir arkadaşımızın ortaya çıkardığı maç izleme heyecan ve telaşı var. Tarih 17 Mayıs 1974 günlerden Cuma. Televizyonların henüz siyah beyaz ve tek kanal olduğu günler.Halkı tamamen Rum olan Zeytinli köyünde Rum kahvehanesinde Yunan televizyonunun naklen vereceği maçı izlemeye gideceğiz. Okulda akşam yemeğinin hemen ardından, gruplar halinde düştük 4 km mesafedeki Zeytinli köyü yollarına. Yol boyunca sohbetlerin konusu akşamki maç ile ilgili idi.

Daha iki gün evvel kıran kırana bir mücadele ile maç uzatmaya gitmiş. maçın normal süresi 0-0 bitmiş, İspanyol takımı Atletico Madrid uzatmalarda geçen sene Fenerbahçe’yi çalıştıran “dede” Aragones 114.dakikada müthiş bir frikik ile Sepp Maier’i avlayarak takımını 1-0 öne geçirmişti. Atletico kupayı tam aldım derken uzatmanın son dakikası içinde Bayern Münich defans oyuncusu Georg Schwarzenbeck karambolde 1275 dakikadır gol yemeyen Atletico kalecisi Miguel Reina nın kıpırdamasına bile fırsat vermeden topu ağlara göndererek maçın 1-1 bitmesine ve 2 gün sonrada ( o zamanki statü gereği) tekrar maçının oynanmasına sebebiyet vermişti.

Bu geceki maçta gönlümüz Alman takımından yana idi. Gerek daha önceki turda Galatasaray’ımızı (0-0 ve 1-0 l) skorlarla güçlükle elemiş olması,gerekse bu turdan bir önceki aşırı sert oynadıkları Celtic karşılaşmasında Türk hakemimiz Doğan Babacan dan 3 kırmızı kart görmeleri yüzünden… İspanyol takımına antipati ile bakıyor Alman takımına daha çok sempati duyuyorduk.

Köydeki hınca hınç doldurduğumuz Rum kahvehanesindeki yerimizi aldık. İlk defa yabancı bir televizyon kanalında yabancı bir sunumda maçı izlemeye başladık. Başlangıçta biraz tuhaf gibi gelse de kısa zamanda alıştık yerli kanal izler gibi. Gözlerimiz sahadaki top ve peşinden koşan 22 oyuncuda kulağımız ise spikerin aktardığı oyuncu isimlerinde idi.

Efsane Alman takımında kimler yok ki? Kaleci Maier , Kaptan , beckenbauer Gol makinesi Müler..Dikkat ve heyecanla izlediğimiz bu karşılaşmadan sonra kim derdi ki Alman takımının tüm oyuncularının isimlerinin yıllarca hafızamızda yer edineceği..?

Nasıl geçtiğini anlayamadığımız karşılaşmayı tuttuğumuz Alman takımı HÖENES (2) ve MÜLLER (2) in golleri ile 4-0 gibi farklı skorla kazandı ve ilk kupasını aldı.

Gittiğimize değen, içtiğimiz çayların parasını ödeyip, ayrıldık kahvehaneden. Ay ışığında gece yarısı döndük tekrar ,deliksiz bir uykuya dalıp yattığımız yeri beğeneceğimiz okulumuz yatakhanesine.

İşte ne yazayım derken yıllar sonra hatırımda kalıp yazdığım o maç..umarım ilginizi çekmiştir.Bir başka konuda yeniden buluşmak üzere hoşça kalın…

Yazan: M. Rıdvan ERTAN
Isparta Gazi Lisesi Tarih Öğretmeni

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir